Sim Sırma


SİM SIRMANIN TARİHİ


   Sim Sırma işi Kahramanmaraş’a özgü bir el sanatıdır. Sırmanın tarihi Selçuklular dönemine kadar uzanır. Osmanlı Sarayına (Çelebi Mehmet’e) gelin giden Dulkadiroğlu Beyi’nin kızı Emine Hatun’un çeyizleri arasında bulunan sırma işleri saray çevresinin dikkatini çekmiş ve çok beğenilmiştir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmet’e gelin giden Dulkadir Bey’in kızı Sıddi Mükrime Hatun’un çeyizleri arasında çeşitli sırma işlerinin olması Kahramanmaraş’a has el sanatının Rumeli’ye geçmesine yol açmıştır. Bu tarihten sonra Osmanlı Türk sanatında önemli bir yer tutan sırma işlemeciliği özel bir sanat dalı haline gelmiştir. Varlıklı aile kızlarının sim sırma ile yapılmış el işleri, çeyizlerinde başköşeyi tutmuştur.

1947 yılında Kahramanmaraş Kız Meslek Lisesi bu tarihi sanat dalını yaşatma adına sim sırma işlemeciliği bölümünü kurmuş ve böylece ortadan kalkmak üzere olan bu Türk sanatı günümüzde kadın-moda gelişimine paralel olarak el sanatlarının çeşitli dallarında uygulanır olmuştur.Burada yetişen genç ustalar sim sırma el sanatının tanıtımı adına ülkemizin her köşesinde hizmet vermektedir.
Kahramanmaraş’ta evlerde ve küçük atölyelerde sim-sırma işini yapan hanımlar hem bu sanat dalını yaşatmakta hem de aile ekonomilerine katkıda bulunmaktadır.


Sim Sırma işi kumaşın ön yüzünden yürütülen, arka yüzünden görünmeyen, diğeri kumaşın arka yüzünden yürütülen ön yüzünden görünmeyen sim ve sırma kullanılan iki yüzlü işlenen bir nakıştır.  Sim Sırma işinde deriyi desene göre kesme-oyma önemli bir yer tutar.  Maraş işi çizme, deri kesme-oyma, yapıştırma, işleme ve süsleme özelliği olan bir tekniktir. Desenin altı hazırlanarak kesilmiş karton ile beslenir. 5-7 kat sırma, 3-4 kat sim ile desen üzerinden yürütülerek karşılıklı kenarlardan iplik yardımıyla tutturulur ve yan yana devam edilerek işlenir.



Önceleri saraçlar tarafından at başlıkları, dizginler, eğerlerin altına koyulan keçeler üzerine, yastık ve perdeler üzerine işlenirdi. Sim-sırmanın özel bir sanat dalı haline gelmesinden sonra günümüzde kadın giyim eşyaları, bindallı, sabahlık, gece kıyafetleri, çantalar, masa örtüleri, bayan ayakkabıları, terlik, küpe, broş, seccade, Kuran-ı Kerim kabı, gözlük kılıfları, para keseleri, panolar, yatak örtüleri ve oda takımları yapılmaktadır. Erkek giysileri arasında Maraş abası, palaska, cepken, şalvar ve zıbınlara işlenmektedir.


Maraş işi Osmanlı hat sanatında da önemli bir yer tutar.Sim-Sırma ile işlenen hat işleri günümüze kadar bozulmadan  gelmeyi başarmıştır.
Milletlerin kültür ve kişiliklerinin en canlı belgeleri sayılan el sanatları asırlar boyu toplumun yaşayışı, zevki, sanat anlayışı, el becerisi ile bütünleşerek insan ruhunun derinliklerinden eserlere incelikle yansıtıldığı görülmektedir. Türk hanımlarının ustalık ve hayal gücünü yansıtan, Kahramanmaraş’ta hanımların el emeği göz nuruyla yaptıkları sim-sırma işlemeciliği tüm dünyaya kültürel bir ışık yansıtmaktadır.

Bu sanatın daha ileriye taşınması ve yaşatılması için Kahraman-maraş’ta ticari anlamda  2000  yılında  atölye olarak ilk  açılan işletme Sırma Nakış’tır. Sırma Nakış’ın vizyonu bu sanat dalının farklı ortamlara uyarlanması, geliştirilmesi ve yaşatılmasıdır.











Videoyu göremiyorsanız. Youtebe giriş için tıklayınız...