.

Floransa Mozaik Sanatı

Taşın Sanata Dönüşümü.

Rölyef Sanatı

Kabartma ve doku deformasyon. Eskitme çalışması.

Resme giriş ve Karakalem

Resme giriş ve Karakalem Çizim Teknikleri hakkında bilinmesi gereken tüm önemli konular.

Öne Çıkan Yayın

Boya Fırçaları Çeşitleri ve Kullanımları

Bu konumuzda  fırça çeşitleri ve kullanımlarına yönelik küçük örnekler verdik.  Fırçaların kullanım şekillerini görmek için video...

Side Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Side Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Mayıs 14, 2021

Aspendos Atik Kenti Belkıs - Manavgat - Antik Side Gezisi - Bisiklet ile Türkiye Turu




“Aspendos veya Belkıs Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Belkıs köyünde yer alan antik tiyatrosuyla meşhur bir antik kenttir. Pamfilya'nın en zengin şehirlerinden birisi. M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş ve antik devrin mamur zengin kentlerinden biridir. Buradaki tiyatro M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiş”


Bu bölümün videosu:





Şimdiye kadar gördüğüm; bozulmadan günümüze kadar gelmiş en sağlam antik tiyatro. 

Bolca resim ve video çektikten sonra hemen arkasındaki  mühendislik harikası olan tarihi su kemerlerini gezdim.



Kemerleri de gördükten sonra. Az önce yanından geçtiğim bir evin önünde nar suyu satan teyzenin yanına döndüm. İzmirde nasıl ki karadut suyu meşhursa, Muğla ve Antalya çevresinde de nar suyu meşhur. Hemen her tezgahta böyle taze nar suyu sıkıp satan  ev önlerinde tezgahlar var.


Tezgaha yaklaşınca beni turist sandılar. Yerli olduğumu anlayınca başladık muhabbete. Bir bardak nar suyu 5 lira. Bir tane de kocaman nar ve ceviz verdiler. 


Ana yola çıkmadan hemen önce tarihi Selçuklu köprüsü var. Onuda görmeden olmaz diyerek yolumu değiştirdim.



Köprüpazar Çayı üzerine kurulmuş Sultan Alâeddin köprüsü M.S. 4. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilen bir Roma köprüsünün üzerine, 13. yy'da eski  kalıntıların üzerine yeniden inşa edilmiş. 


Atalarımızın eli değmiş bu köprüyü de görüp, altında biraz dinlenirken, nehrin çağlayan sesiyle biraz düşüncelere daldım. 

Sonra serinlemek için nehre inip suya girecek yer aradıysam da bulamayıp yola çıktım.


Yolum Side-Manavgat.


4-5 saatlik bir sürüşten sonra önce Manavgata uğradım. Daha önce bildiğim, çok iyi balık yapan bir mekana gidip güzelce karnımı doyurdum ve Antik Side ye geçtim. 


Gece 21:00’e kadar Side içinde turladım. Yine saat geç oldu.



Birkaç gecedir hep geç saatlere kalıyorum. Oysa şu an benim çoktan çadır kurmuş ve dinleniyor olmam lazımdı.


Çadır kuracağım Halk plajına doğru sürmeye başladım. İşin kötüsü, halk plajı sideye 9 km uzakta. Birde navigasyonun azizliğine uğrayarak küçük bir kaybolma durumu yaşadıktan sonra nihayet saat 22:00 sularında halk plajına ulaşabildim.


Kumsal geniş ve ben en dip kısmına kurdum çadırı. Dalga sesleri pek rahatsız etmeyecek.


Bu arada Side benim bildiğimden daha büyük bir alana kurulmuş. Bisikletle gezince fark ettim. :)


Gece buraya gelirken yol boyunca sağ taraf hep mağaza, sol taraf ise otellerle doluydu. Birde onun sahil kısmı var tabi. Sahile kadar hep otel binaları, sahili ise beach clublar işgal etmiş. Bu yüzden halk plajı biraz uzakta kalmış ama olsun, sessiz sakin ve çadır kurmaya kimse birşey demiyor. Bana da şu an lazım olan şey de tam olarak bu.