.

Öne Çıkan Yayın

Boya Fırçaları Çeşitleri ve Kullanımları

Bu konumuzda  fırça çeşitleri ve kullanımlarına yönelik küçük örnekler verdik.  Fırçaların kullanım şekillerini görmek için video...

Salı, Ocak 26, 2021

Büyük Bir Maceraya Başlıyoruz - Serkan Koç -Bisikletle Türkiye Turu


Bisiklet ile Türkiye Turu


İşte başlıyoruz…


Kısa bir süre önce karar verdiğim bisiklet ile Türkiye turunun ilk ayağı için yola çıkmaya hazırım.


6 Eylül 2020 İstanbul Güngören


Tüm hazırlıklar tamam. Ekipmanları çantalara yerleştirdim. Toplam yüküm 15 kilo civarında. Yanıma bir kaç günlük yiyecek ve 1 günlük su alarak sabah erkenden yola çıktım. 


Önce Marmaray ile Gebze'ye kadar, oradan da feribot ile Topçular iskelesine yaklaşık 45 dakikalık bir deniz yolculuğu ile karşıya geçtim. 



Artık pedallama zamanı…


Vlog Olarak İzleyebilir ve Devamı için Kanalıma abone Olabilirsiniz:





Yalova istikametinden Orhangazi yönüne doğru sürmeye başladım. Yol nispeten çok kolaydı. İlk gün için çok zorlayıcı olmadığı için sevindim.

İlk günün sonunda, öğleden sonra Gemliye ulaştım. 53 km



Güzel bir sahil kenti olan Gemlik, zeytini ile meşhur sakin bir ilçemiz. Merkezi gezip, biraz market alışverişi yaptıktan sonra sahile inip kamp yapacak yer aradıysam da uygun bir yer bulamadım. Akşam yemeği için uygun bir yer bulup karnımı doyurdum. Menüde yoğurtlu makarna var.


Yemekten sonra Gemlik çıkışına doğru sağlam bir rampa var. Tepenin başında yeni yapılmakta olan bir cami gördüm. Tepede Belediyeye ait birde dinlenme tesisi var.

Tesisi geçip yarısı bitmiş inşaat halinde olan caminin sahasına girdim. Arka tarafı Gemlik manzarasını tamamen görüyor. Güzel bir seyir tepesi. Birkaç aile bu güzel manzarayı seyretmek için oradaydı. Bende Bir köşeye geçtim hem dinleniyor hem de gün batımını izlerken yanıma yaşlıca biri geldi.



Yanıma oturdu, tanıştık sohbet muhabbet derken nereli olduğumu sordu. Samsunluyum dedim. Gülümsedi. Eliyle işaret ederek tepeni sol tarafını gösterdi. “Şurayı görüyor musun? Burası 80 hane hep Samsunlu” dediğinde çok şaşırdım. 

Gemlik'te 80 hane Samsunlu nasıl olur??

Sonra anlatmaya başladı. Samsun Bafra'da baraj yapıldığı ve köyleri baraj alanında kaldığı için devlet onlara burada arazi vermiş ve yerleşmişler.

Sonra seyahatimden bahsederken çadır kurabileceğim uygun bir yer sordum. Caminin giriş katı inşaat halinde buraya kurabilirsin dedi. 

Geceyi Gemlik'te bu muazzam güzellikteki seyir tepesinde geçirdim.

Sabah erkenden kahvaltı yapıp yola koyuldum. Kahvaltıda Nesfit’in kahvaltılık sade gevreği vardı. Bir küçük boy süt ile yumuşatıp  karnımı doyurdum. Hem doyurucu hem de içeriğindeki tam buğday, pirinç, tam yulaf, şeker, arpa maltı ekstresi ile sağlıklı bir başlangıç yapmış oldum. 


Gemlik çadır kamp yeri: 40.418733, 29.136254


Güne hazırım. İstikamet Bursa. 7 Eylül 2020


Bursaya 32 km sürüşle öğlen civarında ulaştım. Yolda birkaç zorlu rampa vardı. Özellikle Dürdane yokuşunda biraz zorlandım. Antremanlı yola çıkmıştım ama yüklü olduğum ve vücudum buna tam hazır olmadığı için ilk bir kaç gün zorlanacağımı biliyordum.

Rampaları çıkıp inişe geçtiğimde Bursa tam karşımdaydı. Merkeze kadar dümdüz yol.

Sanayii mahallesinde arka sokaklara girdim tarihi güzel evler vardı. Sessiz sakin güzel sokaklar gördüm. Sonra Meşhur 6 büyük makamdan biri olan Ulu Camii yönüne doğru sürmeye başladım. Muazzam bir yapıt. Huzur dolu. Tam bir sanat eseri. 


Bursa Ulu Cami, Bursa’da I. Bayezid tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırılmış dini yapıdır.

Bursa’nın tarihi sembollerinden olan cami, Bursa kent merkezinde, Atatürk Caddesi üzerindedir. Çok ayaklı cami şemasının en klasik ve anıtsal örneği sayılır. Yirmi kubbeli yapı, Türkiye’deki iç cemaat yeri en geniş camidir. Mimarın Ali Neccar veya Hacı İvaz olduğu sanılmaktadır. Caminin kündekari tekniği ile yapılmış minberi Selçuklu oyma sanatından Osmanlı ahşap oymacılığı sanatına geçişin en önemli örneklerinden biri kabul edilen değerli bir sanat eseridir.

Caminin duvarlarında bulunan 19. yüzyılın ikinci yarısında ve 20. yüzyılın başlarında farklı hattatlar tarafından yazılmış 192 adet hat levhası ve duvar yazısı, hat sanatının özgün örnekleri arasında gösterilir.

Caminin iç mekanında, tepesi açık bir kubbenin altında bulunan şadırvan, Ulu Cami’nin dikkat çekici özelliklerindendir.

 

Bu güzel eseri gezip Bursa'da yaşayan bir dostumu ziyaret etmeye gittim. Evi hemen Orhan Gazi Türbesinin yan sokağında. Kendisiyle biraz sohbet edip bir kahvesini içtikten sonra hemen türbeyi ziyaret ettim. Daha sonra akşam yemeğini bir dönercide tamamlayıp Balıkesir yoluna doğru pedallamaya başladım.

 

Gün batımını ucu ucuna yakaladım. Kamp yapacağım yere  hava kararmadan ulaştım. Gölyazı diye bir yer. 

 

Bursa'dan 38 km uzakta. Sakin, sessiz ve yerli turistlere hitap eden, muhteşem bir göl manzarasına sahip  güzel bir belde. Hemen girişinde gözlemeciler var. Hepsi aile işletmesi.

Girişteki ilk gözleme yapan ablaya sordum. Burada nereye çadır kurabilirim?

 

 

 

 

 

-Aha şuracığa kur be oğlum. 😁
- İyi tamam yap bakalım bi gözleme o zaman…


 

Hemen çardağın altına kurdum çadırı.

Bursa Gölyazı da ücretsiz kamp yeri. Belediyeye ait.
Kimseye sormanıza dahi gerek yok, gidip çardakların altına çadır kurabilirsiniz: 
40.167726, 28.683038


Birde Ağlayan Çınar isminde yaşlıca bir ağaç var. Yedi asırlık koca bir çınar. Yarın onu görmeye gideceğim. İlginç birde hikayesi var.

 



Efsaneye göre; Rumlarla Türklerin bir arada yaşadığı yıllarda, Gölyazı 'da, Türk oğlu Mehmet ile Rum kızı Eleni birbirlerini deli gibi sevmektedir. Kurtuluş Savaşı'nın ardından Yunanistan ve Türkiye arasında kabul edilen mübadele  anlaşması sebebiyle ayrılmak zorundadırlar. Rum aileler hazırlıklarını yapar ve yavaş yavaş köyü terk etmeye başlar.

Rumların köyden gittiğini gören Mehmet, kalabalığın içinde sevgilisi Eleni'yi aramaya başlar. Bu sırada, Eleni'nin büyük ağabeyi Yorgi, Mehmet'in yolunu kesip artık düşman olduklarını ve sevdasından vaz geçmesi gerektiğini söyler. Aralarında çıkan tartışmada Yorgi hançerini çekerek Mehmet'e saplar. Aldığı yarayla acılar içerisinde kıvranan Mehmet, son bir gayretle Eleni İle gizli gizli buluştuğu ulu çınarın oyuğuna kadar gelir. Konvoy ilerlerken olayı öğrenen Eleni, doğruca sevdiğine koşar.

 

Ancak, çınarın oyuğuna geldiğinde biricik sevdiğini kanlar içerisinde yatarken bulur. Sevdiğinin başını kollarına alır, hıçkırıklar içinde son kez gözlerine bakarak  "Merak etme bitanem, az sonra kavuşacağız ve sonsuza dek bu çınarın oyuğu olacak yuvamız. Bu çınar var oldukça sonsuza dek yaşayacak sevdamız...''der. Belinden çözdüğü kuşağının bir ucunu çınarın dalına diğer ucunu da boynuna geçirerek orada canına kıyar. Efsane odur ki; ulu çınar bu olayın ardından, her sene ilkbaharda kovuğunun içinde kanlı gözyaşları dökülmeye başlar.


0 yorum:

Yorum Gönder

Lütfen soru sormadan önce soracağınız konu ile ilgili olan yayınları okuyunuz...