Kaligrafi Sanatı

Kaligrafi nedir?

Zoomorphic Kaligrafi Resim 1
   En basit açıklaması "Güzel Yazı" demektir. Bu sanat ile iştigal eden (uğraşan) sanatkara Kaligraf denir.

Kaligrafi, Kallos (güzel) / Graphos(yazı)  Latince kelimelerden türetilmiştir. Sözcük olarak her toplumun-milletin kendi alfabesini kullanarak belli bir disiplin içinde ve  her sanatçının kendi yorumuyla yaptığı güzel ve estetik yazı yazma sanatıdır. Kaligrafi de gaye, değişik motifler kullanarak yazıyı olduğundan farklı bir kimlikte biçimlendirmektir. Genellikle dik ve yatay çizgilerden oluşan latin harflerini simetrik bir şekilde kağıda dökmek kaligrafinin en temel unsurlarından birisidir.



Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi:

Kaligrafi
Zoomorphic Kaligrafi Hayvan Şeklinde Yazı - Hat Sanatı olarak çevirebilir. (Resim 1 ve 2)
   15.yüzyılda özellikle Osmanlı, Hindistan ve İran’da görülen, olağanüstü incelik ve ustalık gerektiren bu sanat eserleri hayranlık verecek derecede ince ve etstetiktir.


   Hat sanatı, Arap harfleri ile İslami içerikli güzel yazı yazma sanatıdır.

Arapça harflerle yazılan dini içerikli yazılar. Osmanlı kültüründe dini motiflerin ön planda olması sebebiyle Allah ve Peygamber sevgisini göstermek amacıyla 'Hattatlar' bu sanatı kullanarak günümüze kadar ulaşan pek çok değerli eser bırakmışlardır. Hat sanatı kaligrafiye göre çok daha fazla emek ve uğraş isteyen bir sanat dalıdır Usta-Çırak ilişkisi ile bir sonraki nesillere aktarılan hat sanatı bugün için çok fazla yaygın olmamakla beraber hale bu sanatı devam ettirmeye çalışan ustalar bulunmaktadır.

Hat Sanatı Arap harflerinin 6. yüzyıl ve 10. yüzyıl arasında geçirdiği bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkmıştır. Hat, Arapça çizgi demektir.
   Türkler, Müslüman olduktan ve Arap alfabesini benimsedikten sonra uzun bir süre hat sanatına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır, bu dönemde Hat sanatının Mükemmel örneklerine Rastlamak mümkün değildir.Bu dönemdeki biçim ve üslup var olan gelişmiş Türk Hat Sanat’ına benzememektedir. Türkler hat sanatıyla Anadolu‘ya geldikten sonra ilgilenmeye başladığı tahmin edilmektedir.
Türk hat sanatının kurucusu sayılan Şeyh Hamdullah’ın üslup ve anlayışı 17. yüzyıla kadar sürdü. Arap yazısına estetik bakımdan en olgun biçimini kazandırdı. Bu tarihten sonra yetişen hattatların hepsi Hafız Osman’ı izlemişlerdir.


Amatör Renkli Kaligrafi Kalemleri

Kaligrafi Malzemeleri:

Kaligrafi çalışmak için temel olarak iki şeye ihtiyacımız vardır. Kalem ve kağıt. Kaligrafi için özel olarak üretilmiş kalem ve kağıtlar bulmak mümkündür. Kullanılan kağıt ve kalemin kalitesi kesinlikle yazınızın güzel görünmesine etkisi olacaktır. Bu konuda amatör ve professional çalışmalar için ayrı özelliklerde çeşitli ürünler bulabilirsiniz. Hatta kendi kaleminizi kendiniz bile yapabilirsiniz.




Profesyonel Kaligrafi Dolma Kalem Seti











Özel dokulu, renkli Hat ve Kaligrafi kağıtları

















Flourishing:

Kaligrafinin içinde yer alan ve beraber çok güzel uyum sağlayan bir diğer el sanatı ise yazıların süslenmesi olarak adlandırılan "Flourishing" sanatıdır. Kaligrafide zamanla ustalaşan Kaligraflar süslü yazılarını daha da öteye geçirerek sayfalarını da süslemişlerdir. Bir süsleme sanatı olarak yazıların etraflarının süslenmesi sanatı flourishing, hem maddi hem de manevi kapasitenin anlamlı bir şekilde uygulanmasını da zorunlu kılar. Bu sanatta ustalaşmak, yazarken kullanılan kasların eğitiminin yanı sıra sanatçılarda daha çok gelişmiş olan şekil, taklit, idealleştirme ve yapıcı düşünmek gibi özelliklerin harekete geçirildiği ve daha önceden yapılan çalışmaların dikkatle incelenerek üzerine yeni pratiklerin inşa edildiği zihinsel / entelektüel eğitimi de gerektirir.

Eğer kalem üzerinde uzmanlaşarak bir öğretici olmak istiyorsanız, başarınız çoğu zaman yazılarınızı ve etraflarını ne kadar süslediğinize de bağlıdır. Çünkü ustaca yapılmış bir süsleme kadar kolayca ve hızlıca dikkat çekecek başka bir şey yoktur.

Yazı süsleme yapılırken kullanılan kâğıt düzgün pürüzsüz bir yüzeye sahip olmalı ve en iyi şekilde terbiye edilmelidir. Copperplate (el yazısı) yazı için kullandığımız eğik kalem ve iyi terbiye edilmiş bir çelik divit ucu ile iyi bir sonuç alınabilir. Kullanılan mürekkep ise su gibi akan, pürüzsüz kuruyan ve ilk dokunuşta bile yeterince koyu renkte ve yapılanı açıkça gösteren bir kaliteye sahip olmalıdır. Flourishing süsleme sanatını icra ederken vücut, ayak ve kol pozisyonları yazı yazarken ile aynıdır sağlıklı bir sanat icra edilebilmesi vücudu geriye bükmeden, rahat bir oturuş tarzı ile icra edilmelidir.

Yazıların süslenmesinde flourishing kullanılan şekillerin incelenmesinde, yazının, şekil çizmenin ve diğer çizime dayalı sanatların çoğunun aksine doğrusal çizgilerin kompozisyona nadiren girdiği görülür. Yazıların süslemesinde flourishing kullanılan, neredeyse tek hâkim form, kavisler ya da eğrilerdir. Bu kavisler, ister bütün olarak ister parçalar halinde, çeşitli şekillerde oranlanarak birleştirilir ve en sonunda bir takım döngüler ya da sarmallar gibi daha büyük formların parçası haline gelirler. Flourishing çizgilerine Türk Tezhip sanatının çizgileri ve desenlerini de ekleyince çok daha güzel tasarımlar değişik kompozisyonlar elde edilebilir.

flourrishing süslü yazılar flourrishing süslü yazılar
flourrishing süslü yazılar flourrishing süslü yazılar



Copperplate (Gölge Yazı)

Graphos Kalemi
Copperplate kavramının Türkçe karşılığı, TDK sözlüğünde ince el yazısı, bakır levha olarak tanımlanmakta olup, bu kavram kaligrafi ( güzel yazı sanatı ) içinde yer alan bir yazı türüdür. Bu yazı, yan açılı kalem ( eğik kalem ), esnek bir yapıya sahip divit ve yazı için özel olarak üretilmiş mürekkep ile icra edilir. Kalemin ucuna mürekkebin alınması, kendine özgü yazı kurallarının uygulanması ile oluşan zarif yazı ve süsleme sanatıdır.

Copperplate yazı sanatı; Rounhand, Engraver ve Engrasser yazma sanatlarını kapsamaktadır. Roundhand ya da özellikle İngiliz Rounhand el yazma sanatı birkaç yüzyıl önce İngiltere’de ortaya çıkan, tüy kalem ile icra edilen bir el yazma sanatıdır. Bu sanatla yapılan en güzel örnek eserler uluslar arası kaligrafi sanatının önderlerinden “George Bickham” tarafından bakır işleme formunda mükemmel bir şekilde sergilenmiştir. İngiliz yazı üstatları tarafından 1570–1800 yılları arasında bakır tabaklar üzerine işleme olarak bu yazıyı yazmışlardır. Genellikle nakkaşlar ile yazı sanatçıları farklı kişilerden oluşmuştur. Aralarında birbirlerini tamamlayan bir iş bölümü bulunmaktadır. Yazı üstatları eserlerini yazar, nakkaşlar bu eserleri bakır tabaklara büyük uğraşlar neticesinde işleyerek yazılı bir eser haline dönüştürürler. Fakat bazı durumlarda “George Bickham” örneğinde olduğu gibi, kaligrafi ile (nakkaş) aynı kişi olmuştur. Zaman içerisinde eserlerin bakır tabaklara aktarılması ile gelişen bu süreç Copperplate (gölge yazı) yazı stilinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Copperplate harf formları, belirli kurallara ve talimatlara bağlanarak modern anlamda son şekli verilmiştir.

Ticari maksatlı yazı hariç Copperplate el yazısı kadar pratik ve güzel yazı stili yoktur. Çok az bir değişimle 300–400 yıldır varlığını sürdüren bu yazı çeşidine artan ilgi ve talep vardır. Bu yazı sanatına ilgi duyanlar genellikle Copperple yazı stilini; onun güzelliği, yüksek okuma kalitesi ve değişik amaçlara uygunluğu gibi özellikleri dolayısıyla tercih edilir.

Copperplate yazı; düğün davetiyeleri, zarf üzeri yazımı, davetiye tasarımı, sertifikalar, özlü sözler, şiirler, özel mektuplar, logo tasarımı (Ford Motor ve Coca-Cola şirketlerinin logoları bu yazı türünde yazılmıştır) vb. yerlerde kullanılmaya elverişli bir yazı türüdür.


Copperplate Malzemeleri

Copperplate (gölge yazı); ülkemizde hiç bilinmemektedir. Dolayısıyla yazı malzemelerini bulmak mümkün değildir. Copperplate yazı sanatını icra edebilmek için gerekli olan malzemeleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

1- Eğik Kalem: Bu yazı sanatını icra edebilmek için öncellikle eğik kaleme sahip olmak gerekir. Kalem Copperplate yazı sanatına uygun bir şekilde ve açıda olmalıdır.

2- Mürekkep: Hali hazırda yüksek kalitede bu sanat için üretilmiş pek çok mürekkep bulunmaktadır. İyi bir mürekkep saç inceliğinde çizgi çizebilen ve istenilen kalınlıkta gölge oluşturarak nitelikte olmalıdır.

3- Rehber El Kitabı: Copperplate yazının birçok teknik kuralı vardır. Bu kuralları bilmeden, iyi bir sonuç elde edemezsiniz. Tavsiye edilen rehber kitap “Zanerian Monuel”dir.

4- Kâğıt: Tavsiye edilen çalışma kâğıdı Kodak Brite White kâğıdıdır. Çalışma kâğıdı altına Kılavuz çizgilerinin bulunduğu kılavuz kâğıt kullanılmalıdır.

5- Divit Ucu: Gerekli olan malzemeler içinde en çok sıkıntı yaşanan malzemedir. Özel olarak Copperplate yazı için üretilmiş esnek yapıya sahip divit uçlarını kullanmak gerekir.


Spencerian

Spencerian yazı sanatı 1850–1925 yılları arasında Amerika’da ortaya çıkmıştır. Bu yazı tarzının isim babası  olan Platt Rogers Spencer hızlı yazılabilen, okunaklı ve zarif görünümlü, gerek ticari yazışmalarda gerekse günlük yaşamda kullanılan bir yazı türüne ihtiyaç olduğu fikri ile bu yazı sanatını 1840 yılında geliştirmiştir. Spencer, doğada nehirlerin kıvrımlarını gözlemleyerek ve onların sergilemiş olduğu güzel görüntülerinden esinlenerek yazının tarzını belirlemiştir. Spencer 1868 yılında öldüğünde bu yazı sanatı ile ilgili muazzam bir başarı elde edememiş; ancak bu görevi oğulları üstlenerek kısa bir zamanda sanatın ilerlemesine büyük katkıda bulunmuşlardır. Bu çalışmalar kapsamında 1866 yılında “Spencerian Key To Practical Penmanship” adı altında Spencer’in sağlığında yayınlanamayan eseri yayımlanmıştır. Spencerian yazı sanatı belli standarda ancak 1920’li yıllarda kavuşmuştur. Bu yazı sanatı okullarda eğitim programlarından alınmış ve mezun olan öğrenciler sanatın diğer ülkelere yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.

Copperplate yazı ile Spencerian yazı arasındaki farkı görmek her iki tarzdan yazılmış yazılarda gölge vurgusunun uygulamasındaki farklılıkları anlamakla mümkündür. Spencerian yazı tarzında bazı harflerde hiç gölge yok iken ( i harf örneği gibi ) bazı harflerde ise kısmi gölge vurgusu icra edilmiştir (p, t ve d harflerindeki gibi). Diğer taraftan Copperplate yazı tarzında gölge yazının temelini oluşturur. Spencerian yazı ile düğün davetiyeleri, sertifikalar, özlü sözler, şiirler, özel mektuplar, logo tasarımları vb. yazmaya uygundur.
Zoomorphic Kaligrafi Resim 2
   Güzel yazı sanatı olarak bilinen ‘’Kaligrafi’’ günümüzde insanlarımız tarafından halen Hat Sanatı ile karıştırılmaktadır. Ülkemizde Kaligrafi Sanatı,  ‘’Latin Hat Sanatı’’ veya ‘’Latin Harflerle Hat Sanatı’’  gibi isimler adı altında bilinmekte ve yapılmaktadır. Aslında Kaligrafi sanatının bizim kültürümüzden gelen Hat Sanatına benzer çizgiler taşımasından dolayı insanlarımız  tarafından karıştırılması çok normaldir. Ayrıca, Kaligrafi kelimesine insanlarımızın yabancı olması ve kökeninin Yunan dilinden gelmiş olması da ayrı bir etkendir.

       Ülkemizde kaligrafi, Cumhuriyetin kurulması (atalarımızın yazısı olan Osmanlıca'yı üzücü bir şekilde devirip harf inkilabı yapılarak Latin alfabesine geçiş) ile beraber ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Cumhuriyet sonrasında bu sanatı icra eden Prof.Dr.Emin Barın ve öğrencisi Etem Çalışkan gibi güzel yazı üstadları yapmış oldukları sanat eserleriyle bu sanatı günümüze taşımışlardır.

       Amerika ve Avrupa üniversitelerinde ders olarak okutulan  kaligrafi, ülkemizde okullarda ders olarak okutulmamaktadır. Bu konuda eğitim sadece özel kurslarda verilmektedir. Bunun dışında güzel yazıya meraklı olanların, kaligafi çalışmalarını inceleyip kendi kendilerini geliştirebilirler...

Kaligrafi Resim 3

Kaligrafi Alfabe Ders Örneği



Kaligrafinin tarihçesi:
Zoomorphic Kaligrafi Resim 4

Harfler arasında boşlukları belli estetik ve tasarım kurallarına göre düzenleyerek, kâğıt ya da ideografik benzeri malzeme üstüne kalem ya da fırçayla güzel ve zarif yazı yazma sanatı. Yazı temelde işlevsel bir amaca hizmet etmekle birlikte öbür sanat dallarının üslupsal gelişmesiyle de yakından ilgilidir. RESİMYAZI ya da ikonografik yazı ( Eski Mısır, Kolomb Öncesi Amerika ), biçimsel ya da ideografik yazı ( Çin, Japonya, Kore ) ve alfabetik yazı ( İslam ve Batı ) bu gelişmelere paralel olarak ortaya çıkmıştır.

Bilinen en eski kaligrafi örnekleri, MISIR’da Eski Krallık’ın 5. Sülale döneminde ( MÖ 2494–2345 ) PAPİRÜS’ler üstüne yazılmış hieratik yazılardır. Bunlar, HİYEROGLİF yazının sadeleştirilmişidir. MEZOPOTAMYA’DA kil TABLET’LER üstüne yazılan ÇİVİYAZISI da sadeleşerek gelişmiştir. Genellikle balmumu tablet, kaba işlenmiş hayvan derisi (membrana), dana derisi (vellum), PARŞÖMEN ve rulo halinde papirüs üstüne yazılmış olan Yunanlar, iki farklı yazı üslubu geliştirmiş; bunlardan birini kitapları kopya etmede, ötekini belge ya da mektuplarda kullanmışlardır. Kitaplar daha stilize, belirgin ve okunması kolay büyük harflerle; belgelerse, hızlı kalemle alınmaları nedeniyle yuvarlak ve ‘’işlek’’ (kursiv, Lat. Corsiva) bir biçimde yazılmıştır. Eski YUNAN yazısı daha sonra BİZANS döneminde harflerin bulunuşu ve büyük harflerin resmi bir nitelik kazanmasıyla geliştirilmiştir. Roma’nın kullandığı Latin yazısı ise Yunan ve ETRÜSK etkilerinin karışmasıyla oluşmuştur. MS 2.-4. yy. arasında papirüs yerine parşömen kullanımı artmaya başlamış ve rulolar yerine, parşömen sayfaların bir forma oluşturduğu codex’ler yaygınlaşmaya başlamıştır. 4.yy boyunca basit büyük harfler ve eğik büyük harfler kullanılmıştır. Kitaplar ‘’rüstik’’ diye adlandırılan köşeli, basit büyük harflerle, ticari yazılırsa ‘’işlek ‘’ büyük harflerle yazılmıştır. Latin kitap yazısında 4. ve 5.yy’ larda iki tür ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri unical, öbürü yarım unical olarak bilinir. Unical’in en tipik özelliği yuvarlak hatlı harflerden oluşmasıdır. Ticari yazılar ise ‘’işlek’’, ama küçük harflerle yazılmaya devam etmiştir. Unical, 5.-7 yy’lar arasında yazılan dinsel metinlerde, hatta din dışı yazılarda bile büyük ölçüde rustik yazının yerini almıştır.

Zoomorphic Kaligrafi Resim 5
   Ortaçağda keşişlerin uzak bölgelere seyahatlerinden dolayı temelde MANASTIR’larda geliştirilen yazı birçok  bölgesel yazının çetrefilleşmesine neden olmuştur. Örneğin, Britanya Adaları’nda 5.yy’dan başlayarak ortaya çıkan ve yarım unical’dan kaynaklanan insular (tecrit edilmiş, dar görüşlü) yazı, misyonerler tarafından Kıta Avrupa’sına taşınmıştır. Bu yazının en tipik biçimine Lindisfarne İncileri’nde rastlanır. Roma-Ferman imparatoru Charlemagne’ın (Şarlman; hd.800–814) eğitim reformları sırasında geliştirilen ve ‘’KAROLENJ yazısı’’ olarak bilinen okunaklı küçük harf yazı, özellikle Tours’da hazırlanan (TOURS OKULU) el yazmalarında (KİTAP BEZEME) yayınlaşmıştır. 10. ve 11. yy’larda ise üniversitelerin kurulmaya başlamasıyla yazıda daha katı bir stilizasyon gelişmiştir. Bu dönemde Avrupa’da en yaygın kullanılan yazı, ‘’siyah harf’’ de (black letter) denen ‘’GOTİK yazı’’ olmuştur. Littera textualis formata (Fr. lettre de forme), köşeleri kırık harflerde çok ince çizgilerle kalın çizgilerin birlikte kullanıldığı bir türdür. Güney Avrupa’da yaygın olan lettere de somme’da harfler daha yuvarlak; Fransa’da kullanılan lettre françoise’de eğiktir. 14.yy’da kâğıt üretiminin artması yazıların çoğalmasına neden olmuş; 14.-16.yy arasında Hümanizm’le birlikte gelişen Latin ve İtalik yazı türleri, izleyen yüzyıllarda hem el yazısını hem de baskı harflerini etkilemiş; 16.-17. yy’lar arasında Avrupa’da kaligrafi, hem dekoratif hem de işlevsel nitelikli yazılarla zenginleşmiştir. Gotik yazı türleri RÖNESANS boyunca ve izleyen yüzyıllarda çeşitlenerek sürmüş; Fransa’da lettre françoise’dan türetilen lettre financiere’de harflere kuyruklar eklenmiş; İtalya’da Hümanistlerce kullanılan lettra antica’da Karolenj küçük harf ile Roma döneminin köşeli büyük harfleri birleştirilmiştir. Littera a merchanti, ticaret merkezlerinde yaygınlaşmış; papalık mahkemelerinde kullanılan antica corsiva’dan türetilen ve Littera da v-brevi olarak da bilinen cancellaresca corsiva, özellikle 16.yy’da papalık mahkemelerinde kullanılmıştır. Cancellaresca corsiva’nın harflerinin bitiştirilmesiyle oluşturulan Littera bastarda da (Fr. lettere batarde) eğik ve işlek bir yazı türü olarak din dışı metinlerde yaygınlaşmıştır. 15.yy’da Almanya’nın en yaygın Gotik yazı türleri ise, uzun yıllar baskı harfleri olarak kullanılan Fraktur ile Schwabach’tır.
Zoomorphic Kaligrafi Resim 6

19.yy.da Batı’da güzel yazı yazma sanatını canlandıran W.MORRİS olmuştur. Morris’in araştırmaları Edward Johnson’a (1872–1944) esin vermiş; Johnston kendi yaptığı kalemle eski yazmaları yazmayı öğrenmiştir. İngiltere’de William Graily Hewitt (1854–1952), Eric Gill, Noel Rooke ve Anna Simons; ABD’de de Elbert Hubbard, Bruce Rogers, Daniel Berkeley Updike gibi kaligraflar bu sanatı yeniden gündeme getirmişlerdir.









ÇİN KALİGRAFİSİ (China Calligraphy)

Çin kaligrafi Örneği
   Uzakdoğu ülkelerinde kaligrafi RESİM sanatının özü olarak kabul edilir. Çin’de 5. yy’ a değin ressamlar  ZANAATÇI, kaligraflar gerçek SANATÇI olarak değerlendirilmiş; resim sanatı kendi başına bir sanat türü olarak kabul görmesinden sonra bile kaligrafinin değeri azalmamıştır. Çinlilerin kaligrafide fırça kullanması, bu iki sanat dalını birbirine bağımlı kılmış ve her iki dalın da temel ölçüsü fırça vuruşlarının niteliği olmuştur. Çin kaligrafisinde temel ölçüt imgelerin kendi içindeki dengeli düzeni ile imgeler arasındaki boşlukların dengesidir. Bu ilkeler Çin resminin mekân ve kompozisyon anlayışının da temelini oluşturur. Çin yazısının ilk biçimi “eski yazı” olarak alınan guwen yazısıdır. Shang (M.Ö. 18-21yy) ve Zhou (M.Ö. 1111–255) dönemlerine ait tunç kaplarda rastlanan bu yazı temelde bir resimyazıdır ve M.Ö. 1500’ler de kehanet kemikleri üzerinde görülen jiaquwen resim yazısına benzer. Çin kaligrafisin günümüze ulaşan en erken örnekleri (M.Ö. 5.yy) ahşap levha, bambu ya da ipek üstüne mürekkep ya da LAKE ile yapılmış mühür yazılardır. Resmi yazılarda kullanılan juansbu, yuvarlak hatları, eş kalınlıkta ve küt bitişli çizgileriyle dikkati çeker. Eskiden Çinliler ünlü kaligrafların yazılarını taş ya da ahşap yüzeylere geçirmişlerdir. Bu erken örneklerin çoğu söz konusu yüzeylerden sürtme yöntemiyle (? FROTA) kâğıda geçirilen ve çoğaltma yöntemine bağlı olarak siyah üstüne beyaz yazılı olarak çıkan kopyalardan bilinir. İlk kez M.Ö. 2. ve 1. yy.larda görülen lisbu (kitap ya da mahkeme yazısı), juansbu’nun daha sadesidir; hatları yuvarlak değil köşelidir; çizgi kalınlığı değişir; harf uçları çapaklıdır. Han döneminde (M.Ö.206 – M.S.220) yaygın olan bu yazı juansbu’dan daha az resmidir. Aynı dönemde ortaya çıkan ve Tang döneminde (618–907) büyük gelişme gösteren caosbu (müsvedde ya da ot yazısı) ise steno niteliğinde olup, en karmaşık karakterleri bile tek bir karalama biçimindedir; çizgi kalınlığı değişir. Han döneminde M.S.1.yy.daki resmi yazılarda lisbu’nun basitleştirilmişi olan kaisbu (standart yazı) kullanılmış; bu yazı Tang döneminde en yetkin biçimine ulaşmıştır. Tipik özelliği keskin köşeli olması ve çizgilerin kalınlığının değişmesidir. İşlek bir biçimde yazıldığında xingbu (koşan yazı) adını alır. Yukarıda saılan beş yazı türü Çinde günümüze değin kesintisiz kullanılmıştır; Kaisbu, en çok baskıda; Xingsbu, günlük yaşamda yeğlenmiş; yazı ustaları kendilerini ifade etmede Juansbu, lisbu ve Caosbu’dan yararlanmışlardır. Xingsbu’nun en önemli ilk ustaları Wang Xizhi (321–379) ile oğlu Wang Xianzhi’dir (344–386). Tang döneminin xingsbu ve caosbu ustaları, Ouvang Xum (557–641), Zhu Suiling (596–658) ve Yu Shinan’dır (558-638). Su Shi (1036-1101) Huang Tingjian (1045-1105) ve Mİ FEİ, Song döneminin (960-1279); ZHAO MENGFU ve Xiangyu Shu (1257-1302), Yuan döneminin (1260-1368); DONG QİCHANG, Zhu Yunming (1460-1526), WEN ZHENGMİNG, Zhang Ruitu (etk.ykş.1600) ve Wang Duo da (1592-1652) Ming döneminin (1368-1644) önemli yazı ustalarıdır. Qing (Mogol) döneminde (1644–1911/12) imparator kaligrafinin koruyucuları olmuş; hatta Qinglong (1711–99) bazıları sanat dallarında ürünler vermiştir. Jin Nong (Dongxin, 1687–1764). Zheng Xie (Bangiao1693–1765) ve Chen Hongshou (Mangog. 1768–1822) yeni usluplar geliştirirken Zhao Zhigian (1829–84) ve Wu Xiangzhi (1797-1870) geleneksel üsluplarda çalışmışlardır. 20.yy.ın tanınmış kaligrafları Zheng Xiaoxu (d.1938) ile Wu Changshi’dir (1844–1927).

   JAPONYA KALİGRAFİSİ (Japon Calligraphy)
Japon Kaligrafi Örneği

JAPONYA’DA kaligrafi Çin’de olduğu kadar önemlidir. İlk örnekler 7.yy başında Budacı metinlerin kopya  edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Prens Şotoku (527–621) ve keşiş Kukai (Kobodaşi. 774–835) kaisbu; İmparator Saga (810–823) xingsbu; İmparator Diago da (898–930) caosbu yazısını yeğlemişlerdir. Budacı Kukai’nin Japonca yazısındaki iki heceden biri olan birigana’yı (diğeri katakana) bulmasından sonra bu hece kaligrafiye girmiş kimi zaman Çin yazılarıyla birlikte kullanılmıştır. Bu üslupta yazan en önemli kaligraflar Ono Miçikaze (Dofu, 896–966) ve Kino Tsurayuki’dir (883-946). 13.yy.da Çin’le arası bozulan Japonya’da Çin üslubuna karşı Japon uslubu gelişmiş, Tokugava (Edo) döneminde (1600–1868) özellikle savaşçılar (samurai) şairler, ressamlar Konfüçyüsçü öğrenciler arasında Çin üslubu egemen olmuş. Şinto öğrencilerinin yanı sıra bazı şair ve ressamlar da Japon üslubunu yeğlemişlerdir. Kitamura Kigin (1618–1705) Keiçu (1640–1701) ve Kamo Mabuçi (1697–1769) gibi ustalar Japon uslubunda, Konoe Nobutaka (1565–1614),HONAMİ KOETSU ve İşikova Cozan (1583-1672) Çin üsluplarında yazmışlardır. 19.yy.da Çin kaligrafisinde ustalaşan sanatçılar arasında Hosoi Kotaku (1658–1735), İşikava Bejan (1779–1858) ve Nukina Kaioku (1778–1863) sayılabilir. Kusakabe Meikaku (1838–1922) ve Hidai Tenrai (1872–1939), Camamoto Keizan (1863-1934) ve Taşiro Şukaku da (1883-1946) 20.yy.ın önemli yazı ustalarıdır.

   HİNDİSTAN KALİGRAFİSİ (Indiana Calligraphy)

Hint Kaligrafi Örneği
Hindistan’da yazı sanatı tarih boyunca çeşitlilik gösterir. Günümüze ulaşan en erken örnekler Kral Asoka döneminde (MÖ.3.yy) ait taş sütunlar üstündeki Brabmi ve Kbarosbti yazısıyla kaligrafik değerlere çok önem vermeyen işlek bir el yazısıdır. Hz. İsa’dan sonraki ilk yüzyıllarda Hindistan’da kuzey ve güney okulları belirginlik kazanmıştır. Kuzeyde Doğrusal ve köşeli öğeler yeğlenmiş ve uyumlu bir düzen amaçlanmıştır. Günümüzdeyse daha yuvarlak ve eğrisel çizgilerle bezemesel bir yaklaşım getirilmiştir. 4. ve 5.yy.larda kuzeyde gelişen Grupta yazısı Brabmi yazısından türermiş, zaman içinde “düz Grupta” ve “eğik Grupta” olarak iki ana tip gelişmiştir. Grupta yazısı ykş.500’de Siddamatrka yazısına temel olmuş, bu yazıdan da ykş.700’lerde Nagari ya da Devanagari yazısı doğmuştur. Önce Benares’te ortaya çıkan, giderek en yaygın yazı türlerinden biri haline gelen ve 11.yy.da olgunlaşan Devanagari’nin tipik özelliği, harflerin üzerine konan kısa yatay çizgilerdir. Bu yazı 19.yy.ın başımda Sanskrit ve Prakrit dillerindeki metinlerde yaygın olarak benimsenmiştir. Pencap dilinin Gurrumukbi yazısı ise daha işlek olup harfleri yuvarlaktır. Güneyde 6.-7.yy.lar arasında Pallava,7.-8.yy.lar arasında da Çalukya hanedanları kendilerine özgü yazı sistemleri geliştirmişlerdir. Pallava yazısı sola eğik olup, kuzey yazılarına oranla daha bezemeseldir ve Sanskrit yazısındaki Grantba yazısına 5.-8.yy.lar arasındaki bakır levhalar ve taş anıtlar üstünde rastlanmaktayız. Tamil yazısı da Pallava’dan türemiştir. Çalukya yazısı, Pallava’dan daha az eğimlidir; ondan da Telugu (ya da Tellinga) ile Kannada yazıları gelişmiştir.

(GR. kalos: güzel. Graphein: yazmaktan kalligraphia) İng. Kalligraphia, Fr. Calligraphie. Alm. Calligraphie, Schönschreibkunst.
Kaligrafi

Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Hat ve Zoomorfik Osmanlı Kaligrafisi

Hat- Kaligrafi

Hat - Kaligrafi

Kaligrafi

Kaligrafi


Herkes yazı yazar, ancak güzel ve estetik yazı yazmak bir sanattır…
(;

Kaligrafi Şiir Örneği




Videoyu göremiyorsanız. Youtebe giriş için tıklayınız...